Çatalca Alacak Davaları ve İcra Takibi

Çatalca’da alacak davası ve icra takibi: alacağın dayanağı, ilamsız takip, itirazın iptali ve zamanaşımı süreleri hakkında bilgilendirme.

Alacak Hakkı Nedir?

Alacak hakkı farklı hukuki sebeplerden kaynaklanabilir.

  • Borç sözleşmeleri
  • Ticari ilişkiden kaynaklanan alacaklar
  • Kira, aidat veya ortak gider alacakları
  • Sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacaklar
  • Sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan hak ve alacaklar
  • Haksız fiil alacakları ve tazminat

Çatalca alacak davası avukatı desteği, alacağın hangi hukuki ilişkiden doğduğunun belirlenmesi ve izlenecek hukuki yolun doğru şekilde değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.

Alacaklının İzleyeceği Hukuk Yolları Nelerdir?

Alacaklı taraf alacağını elde etmek için icra takibi ya da alacak davası açma yollarından biri ile hakkını ileri sürebilir.

İcra takibi açarak ilerlemek daha pratik ve işlevsel olduğu için daha fazla tercih edilmek istense de bazı durumlarda alacaklı direkt icra takibine yönelemeyecektir.

Bu nedenle alacağın niteliği, mevcut belgeler ve borçlunun itiraz ihtimali değerlendirilerek somut olaya uygun hukuki yolun belirlenmesi gerekir.

İcra Takibi

Alacaklı taraf, elinde kambiyo senedi, ilama dayalı bir alacak ya da kira sözleşmesi veya tarafların imzasını içeren bir sözleşme gibi karşı tarafın kabulünün anlaşıldığı bir belgeye ya da alacağın ihtilaf olmaktan çıktığı noter evrakı veya mahkeme ilamı gibi kesin delil hükmündeki bir belgeye dayanabiliyorsa direkt icra takibi yapması alacağını elde edebilmesi bakımından daha pratik ve elverişli bir yol olarak karşımıza çıkmaktadır.

Elbette burada yazılanlar kayıtsız şartsız ve mutlak bir kabul olmamaktadır. Karşı tarafın imza inkârında bulunması, zamanaşımı veya farklı ve özel durumların söz konusu olması mümkündür. Bu nedenle her olay kendi içinde spesifik olarak değerlendirilmelidir.

Alacağın dayandığı belge, zamanaşımı olup olmadığı, borçlunun takibe itiraz edip etmeyeceği ve eldeki belgelerin niteliği gibi hususlar değerlendirme sırasında dikkate alınacaktır.

Alacağın ilama ya da noter gibi resmi bir belgeye dayanması halinde bu belgeler kesin delil hükmünde olduğundan alacağın ilamlı icraya dayalı olması borcun hızlı şekilde tahsil edilmesine imkân sağlayabilir.

Kambiyo senedinin de güçlü bir belge olduğu söylenebilir. Kira alacağı da ilamsız takip olmakla birlikte bir belgeye dayalı alacak olup kira sözleşmesinin de niteliği itibarıyla önemli bir belge olduğu söylenebilir.

Ancak daha önce de değinildiği gibi her durum kendi içinde ayrı bir değerlendirmeye tabi olup çok sayıda dinamiğin bulunduğu alacağın tahsili sürecinde hukuki durumun doğru değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Alacak Davası

Bazen alacaklının elinde alacağını doğrudan icra takibi ile tahsile yarar bir belge olmaz. Ya da ilamsız icra ile yapılan bir takibe borçlu yedi günlük itiraz süresi içinde itiraz ederek icra takibini durdurur.

O zaman alacağın tespiti artık icra müdürlüğünün değil, genel mahkemelerin tespit edebileceği bir noktadadır.

Bu durumda artık alacaklı, alacağının varlığını ispat etmek zorundadır.

Alacak Davası Açılmadan Önce Ne Yapılmalıdır?

Alacak davası açılmadan önce aşağıdaki hususların değerlendirilmesi önemlidir:

  • Alacak hangi hukuki ilişkiden doğmuştur?
  • Alacak muaccel hale gelmiş midir?
  • Borcun varlığını gösteren yazılı bir belge var mıdır?
  • Borçluya daha önce ödeme talebinde bulunulmuş mudur?
  • Zamanaşımı veya hak düşürücü süre var mıdır?
  • Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekiyor mu?

Bu soruların her biri alacak davasının nasıl yürütüleceği konusunda önem taşımaktadır.

Çatalca alacak davaları avukatı, dava açılmadan önce alacağın hukuki niteliğinin, belgelerin ve zamanaşımı sürelerinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Alacaklı Alacağını Nasıl İspat Eder?

Alacak davaları; ticari uyuşmazlıklar, işçi alacakları ve tüketici uyuşmazlıkları hariç olmak üzere, miktarına bakılmaksızın yetkili olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür.

Alacaklı genel mahkemelerde çok sayıda delil ve belge ile alacağını ispat edebilmektedir. Ancak bu hak bazı sınırlamalara tabidir.

Öncelikle alacak davalarında tanıkla ispat hakkı yasal birtakım sınırlamalara tabidir.

Alacaklının Alacağını Talep Ederken Kullanabileceği Başlıca Dayanak Belgeleri

Yazılı Sözleşmeler

Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme, alacağın ispatı için önemli bir delildir.

Borç sözleşmesi, satış sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, eser sözleşmesi veya taraflar arasındaki yazılı bir anlaşma olabilir.

Faturalar

Fatura, irsaliye ve teslim belgeleri de önemli bir ispat aracıdır.

Faturalar çoğu zaman sipariş kayıtları, ticari defterler ve cari hesap kayıtları, banka dekontları ile değerlendirilir. Usulüne uygun tutulan ticari defterler ve bilirkişi incelemesi ile delil gücü artabilir.

Malın teslim edildiğinin veya hizmetin sunulduğunun ispatı oldukça önemlidir.

Banka Dekontları ve Hesap Hareketleri

Örneğin bir kişiye yapılan havalede “borç”, “dünç” gibi ibareler bulunması halinde gönderen lehine bir delil kabul edilebilir.

Teslim Belgeleri

Mal veya hizmetin teslim edildiğini gösteren belgeler alacağın ispatında önem taşıyabilir.

Yazışmalar ve İletişim Kayıtları

Taraflar arasında elektronik yazışmalarda borcun kabul edilmesi, ödeme sözü verilmesi veya borcun miktarına dair beyanlar oldukça önemlidir.

Ticari Defter ve Kayıtlar

Ticari defterlerin usulüne uygun tutulması hayli önemlidir. Çoğu zaman bilirkişi incelemesi de söz konusu olur.

Ses Kayıtları

Borcun varlığını ve miktarını ortaya koyuyorsa ve usule uygun şekilde alınmışsa değerlendirmeye konu olabilir.

Tanık Beyanları

Yazılı belge olmayan her uyuşmazlık tanık delili ile ispat edilemez.

Alacak miktarının yasal sınırı yıllara göre değişkenlik göstermekte olup yasal sınırın üstündeki miktara ilişkin uyuşmazlıklarda tanık delili, yazılı belge veya yazılı delil başlangıcı gibi kanunda belirtilen bazı hallerde dinlenebilir.

Yemin ve Bilirkişi

Yemin ve bilirkişi incelemesi de uyuşmazlığın niteliğine göre başvurulabilecek deliller arasında yer almaktadır.

Yemin Delili ve Bilirkişi İncelemesi

Uyuşmazlığın niteliğine göre tarafların yemin deliline başvurması da mümkün olabilir.

Yine ticari defter incelemelerinde ve cari hesap değerlendirmelerinde bilirkişinin önemi yadsınamaz.

Ancak bilirkişi incelemesi tarafların ispat yükünü tamamen ortadan kaldırmaz.

Bilirkişi tarafların sunduğu belge ve kayıtları teknik ve mali yönden inceleyip rapor verir.

Ancak bunun için belgeler taraflarca sunulmalı ve özellikle ticari defterlerini sunan tarafın lehe bir kazanım elde etmesi için defterlerin usule uygun düzenlenmesi şarttır.

Dava açılamadan önce bu belgelerin doğru şekilde değerlendirilerek iyi bir dosya oluşturulması çok önemlidir.

Alacak Davalarında Arabuluculuk Şartı Var Mıdır?

Alacak davalarının konusuna göre arabuluculuk şartı ayrıca değerlendirilir.

İş davaları, ticari ve tüketici hukukuna dayalı davalar için arabuluculuk dava şartı usuli bir şart olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu nedenle dava açılmadan önce somut uyuşmazlığın hangi hukuki kategoriye girdiğinin belirlenmesi önemlidir.

İcra Takibi mi Alacak Davası mı?

İcra takibi ve alacak davaları hukuki süreçte birbirlerinin alternatifi değildir.

İcra takibinin en büyük riski, borçlunun — alacaklının elinde ilama dayalı ya da kambiyo senedine dayalı bir alacak belgesi yoksa — ilamsız yaptığı takibe yedi gün içinde itiraz etme ihtimalidir.

Alacaklının elinde kira sözleşmesi ya da borçlunun imzasını içerir bir sözleşme gibi borçlu imzasını taşıyan ve kendisinin alacaklı olduğunu gösteren bir belge varsa borçlu taraf takibe yedi gün içinde itiraz etse bile alacağını İcra Hukuk Mahkemesinde açacağı itirazın iptali davası ile hızlı bir şekilde alabilir.

Ancak bunun dışındaki birçok durumda alacaklının hakkını ispat edebilmesi için genel mahkemelerde açacağı ve alacağının tespit edilmesini gerektiren bir dava gündeme gelmektedir.

Çatalca icra avukatı desteği, icra takibi ile alacak davası arasında somut olay açısından hangi hukuki yolun izlenmesi gerektiğinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Alacağın Ödendiğini Kim İspat Eder?

Alacaklı alacak hakkının doğduğunu ispatla yükümlüdür. Ancak bazı istisnaları vardır.

Kira ilişkisinde alacaklı yani kiraya veren taraf, alacağını ispat etmek zorunda değildir. Kiracı borcunu ödediğini ispatla yükümlüdür.

Yine işçi alacağının ödenmediğini ispat etmek zorunda olmayıp işveren borcunu ödediğini ispatla yükümlüdür.

Bunun dışında alacaklının ispat yükümlülüğünün doğduğu durumlarda — yani çoğu durumda — ispat yükü alacaklıdadır.

Borçlu da karşı savunma yapması gereken durumlarda dekont, makbuz ve ibra belgesi gibi belgelerle karşı tarafın iddialarına karşılık verebilecektir.

Alacak Davalarında Zamanaşımı

Alacak davalarında zamanaşımı Borçlar Kanunu uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olup bu zamanaşımı genel bir zamanaşımı süresidir.

Ancak bazı alacaklar için kanunda özel olarak farklı süreler de öngörülmüştür.

Kira alacağı için beş yıllık süre öngörülmüştür. Yine işçilik alacağı için de bu süre beş yıldır.

Somut durum alacağın türüne göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç Olarak

Alacak davalarında başarılı bir ispat çoğu zaman tek bir belgeye değil, birbiriyle uyumlu delillerin birlikte değerlendirilmesine bağlıdır.

Sözleşmeler, banka kayıtları, faturalar, teslim belgeleri ve yazışmalar, ticari defterler ve diğer deliller titiz bir şekilde değerlendirilmeli ve hak düşürücü süre ve zamanaşımı durumları da değerlendirilerek dosya oluşturulmalıdır.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Çatalca ofisinde randevu ile görüşme. Belgelerinizi yanınızda getirmeniz süreyi kısaltır.